ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL TÜRKİYE'Yİ VE DÜNYA'YI BEKLEYEN SÜREÇ

ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL TÜRKİYE'Yİ VE DÜNYA'YI BEKLEYEN SÜREÇ

2457 defa okundu

Danışmanlık Hizmeti Almak İçin Tıklayınız
Son bir yılda yaptığım ülke öngörülerimin olay anından birkaç ay önce gerçekleşmesi sebebi ile gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim...

Son bir yılda yaptığım ülke öngörülerimin olay anından birkaç ay önce gerçekleşmesi sebebi ile gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

Darbe Girişimi sonrası Türkiye’yi bekleyen 8 aylık süreci bir önceki yazımda yazmış ve Temmuz 2016’da paylaşmıştım.

Bu öngörülerden en önemlileri;

Temmuz 2016’daki yazımdan; (Yazının tamamı: buradan )

 

GERÇEKLEŞEN BEŞİKTAŞ STADI PATLAMASI, MAÇKA PARKI PATLAMASI VE BÜYÜKELÇİ SUİKASTI ÖNGÖRÜSÜ

“27 Kasım-27 Aralık 2016 periyodu, dikkat edilmesi gereken bir diğer zaman aralığı. Bu süreçte parklar, bahçeler, oyun alanları, halka açık yerler, eğlence yerleri, gösteriler, çocuklar, sanatçılar ve sanat ortamlarını hedef alan terör eylemleri gözlemlenebilir. Burası ayrıca yüksek rütbeli askerler, siyasi liderler ve devletin üst kademelerinde yer alanlar için de tehdit oluşturan bir zaman aralığı olacak.”

GERÇEKLEŞEN REFERANDUM YAPILACAĞI ZAMANI ÖNGÖRME VE SURİYE POLİTİKASI

27 Aralık-18 Şubat 2016 periyodu, mecliste önemli kararların alınıp uygulanacağı, yasalar, eğitim ve uluslararası konuların öne çıktığı bir zaman olarak görünürken, bu kararlarda yabancı devletlere karşı yaptırımlar ve uzlaşmayan, kendi çıkarlarımızı korumak için uluslararası barış ortamını bozan hareketlerde bulunabileceğimiz yeni durumlar söz konusu olabilir. Ülkenin geleceği ile ilgili önemli kararlar bu periyotta alınacaktır.

GERÇEKLEŞEN DEPREM TAHMİNİ (ÇANAKKALE)

11 Şubat 2017 Ay Tutulması ve 26 Şubat 2017 Güneş Tutulması, (Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında etkili) Türkiye haritasında Neptün ve Güney Ay Düğümü’nü tetikleyerek, Özellikle Ocak, Şubat ve Mart aylarının belirsizliklerin, yanlış bilgilerin, net olmayan konuların artacağı, bizim gözlemlediğimizden çok daha başka gelişmelerin de işin içinde olabileceği süreci gösterirken, burası ülkemizde önemli bir depremi de( Ocak, Şubat, Mart) tetikleyecek olarak görünmekte. Şu ana dek görülmemiş yasa önerileri ve yönetim şekli bu süreçte hayata geçirilmeye başlanabilir.

ŞUBAT 2017’DEN İTİBAREN YENİ ÖNGÖRÜLERİM

Bu senenin profeksiyon hesabını 2016 Temmuz’da paylaşmıştım. 29 Ekim 2017’ye dek olan zamanda öncelikle bu periyot konu başlıklarını veriyor.

2016 Ekim-2017 Ekim aralığındaki bir yıl ise son yılların en önemli periyodu olarak karşımızda durmakta. Türkiye haritası bu süreçte ana konu başlıkları olarak “İktidar ve gücü yönetenlerle ilgili alışık olunanın dışında çarpıcı ve yeni gelişmeler, Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Başbakan, en üst rütbede olanlar, açık ve net olarak toplumsal liderler, devletin yönetim şekli, ani gelişen krizlerle başa çıkabilme, devrimsel hareketler, Türkiye’nin bilinen yüzünün değişimi, ordu ve polisin etkin kullanımı anlamında gelişmeler yaşarken, süregelen son yıllardaki iç tehditlerin dışında, dış tehditlerle de çok açık bir şekilde yüzleşmek zorunda kalacak.

(Şu anda TSK’nın içine sızan paralel yapı ve diğer problem geliştirebilecek yapılardan kişiler tutuklanıp, gözaltına alınsa, ordu kısa sürede tamamen iktidarın ve ülkenin hedeflediği pozisyona getirilip, temizlense ve böylece bir daha darbe girişimi olasılığının ortadan kaldırılması hedeflense de, bu kez içerideki terör olaylarının artışı dışında, dış müdahaleler ile de ilgileneceğiz.)

Senenin genel tanımına baktıktan sonra, Şubat ayı itibariyle ay ay öngörüleri okuyabilirsiniz.

KUZEY SURİYE'DE GÜÇLENME

18 Şubat-23 Mart 2017: Donanma, yabancı ülkelerin ülkemizde bulunan vatandaşları, yabancı ülkeler, ihracat, yasalar, uçaklar, sanatçılar ve hukuksal alanlarda gelişebilecek problemleri çözümleme ve bu alanlarda yeni kararlar alma zamanındayız. Bu, sınırlayıcı, kural koyucu ve olayın şekline göre zorlayıcı bir etkidir.

Genel olarak yabancı devletlerin / terör örgütlerinin müdahalesine rağmen, oldukça kontrollü ve soğukkanlı bir düzende hem Türkiye içinde hem de Suriye politikamızda ilerleyeceğimizi belirtmeliyim.

Suriye’de El Bab’ın ardından Rakka ve Münbiç’in önceliğimiz olduğunu açıklayan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın sözleri de Suriye’de Türk ordusunun DAEŞ’i sıkıştırmaya ve bölgeden temizlemeye yönelik hareketin devam edeceği yönünde. Bu süreç, Rakka ve Münbiç’e olasılıkla PYD ve YPG’nin dahil olmasındansa, Türk ordusunun bu bölgeleri kontrol altına almak üzere harekete geçmesi ile devam edecek, Mayıs ayında Türkiye, Suriye’de ilerlemeye yeni harekat planları ile devam edecek ve bölgede güçlenecektir.

Siyasetçileri zorlayan ve siyaset insanlarını kontrol altına, baskı altına alan bu görünümde, suikastlar açısından önlem almalıyız. (26 Şubat Güneş Tutulması önümüzdeki 4-5 ayı etkileyecek olsa da, örneğin Cumhurbaşkanımız’ın doğum haritasındaki Güneş ve Ay Mars kavuşumu kare açısını dışarıdan tetikleyerek, sağlığı ve düşmanlıklarla karşılaşma açısından tedbirli olması gereken dönemi anlatıyor)

REFERANDUM SÜRECİ

23 Mart 19 Mayıs aralığı

Öncelikle 28 Nisan’a dek referandum sürecinde, ülkenin geçmişinin, tarihinin ve temel yapısının ani ve yeni bir devrimsel hareket ile değişeceğini göstermekte.

Bu doğrudan referandum sürecini ve süreçten olumlu sonuç alınmasını göstermekte; ancak 28 Mart’tan başlayarak 28 Mayıs’a dek şiddetli karşı koyma ve terör eylemleri ile karşılaşabileceğimizi belirtmeliyim. Burada, halkın içinden bir kesim de kendince bir özgürlük hareketi başlatmak isteyebileceği gibi, özgürlük hareketi başlığı altında toplumda iz bırakan ve korku uyandıracak eylemleri de gerçekleştirebilirler.

Hatta tam referandum günlerinde ülke haritası Uranüs’ten çok sert açılar alacağı için, referanduma birkaç gün kala da bunu erteletmek veya gerçekleştirmemek adına eylemler planlanabilir.

Her halükârda, bu sene sistem değişikliği kadersel bir etki olarak karşımızda durmakta ve göstergeler bu çerçevede referandum sonucu ile ülkenin yönetimsel yapısında değişiklik meydana geleceğini işaret ediyor. Bu da referandumun kabul edilmesi ve yeni sisteme yavaş yavaş geçiş yapılması demek.

Ayrıca burası maden ocakları açısından da dikkat edilmesi gereken zamanlamadır.

DEVLET MEMURLARI VE ÖĞRETMENLER

19 Mayıs-29 Temmuz Aralığı: Öncelikle burada 19 Mayıs-28 Haziran periyodunda devlet memurları ile ilgili yeni kararlar alınabilir. Üniversiteler ve üniversite hocaları, öğretmenlerle ilgili yeni yasalar ve iş teklifleri gündeme gelebilir.

28 Mayıs-28 Haziran aralığında; açık düşmanlıklar, milli savunmayı ilgilendiren konular, yer altı ve madenlerle ilgili problemlere açık zaman.

Bu periyotta gizli örgütlerin üyelerinden önemli bir kişiyi yargılama sürecine tanık olabiliriz. Fetö terör örgütü ile ilgili önemli bir gelişme/yakalama/yargılama sözkonusu olabilecek.

28 Haziran 28 Temmuz periyodunda ise TBMM’de tekrar ülkenin geleceğini ilgilendiren ciddi ve yeni kararlar alınacaktır. Burada çalışan kesim için bazı hakların iadesi, atama veya göreve iade mümkün hale gelebilecek.

29 TEMMUZ-22 EKİM ARALIĞI:

Özellikle dış politikada güçlü adımlar atacağımız, devlet memurları ve çalışanlar ile ilgili tekrar düzenleme yapılmasını içeren, ülkenin yönetiminde etkin rol oynayan bir kişinin makam veya mevki değiştirmesini gündeme getirecek zaman. (Istifa, yerine başkasının gelmesi, birinin başka bir yolu tercih etmesi vb.)

ÖNEMLİ ZAMANLAR;

10 TEMMUZ-26 AĞUSTOS 2017 ARALIĞI DEPREMLER AÇISINDAN DİKKATE ALINMALI VE DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

10 Temmuz-26 Ağustos 2017 Risk Haritası

Bu zaman aralığı yine kitlesel terör hareketlerini tetikleyebilecek etkiye sahip.

REFERANDUM ZAMANI HALKIMIZ DİKKATLİ OLMALI;

14-15 Nisan 2017 Ani gelişebilecek kitlesel hareket riski (öncesindeki 20 gün, yani Mart24'ten itibaren ve 15 Nisan’ı geçen bir haftayı da kapsayacak şekilde olabilir)

SURİYE, TÜRKİYE'NİN DESTEĞİNİ ALIYOR !

2017 Ekim ve Kasım aylarında Suriye’nin muhalif güçleri, Türkiye’nin çok daha büyük bir desteğini alacak.

Suriye’de özellikle 2018’de güç dengesi tamamen Türkiye’nin de destek verdiği muhaliflere kaymış bir enerji ile ilerliyor. Türkiye 2017 yılında ve önümüzdeki sene boyunca Kuzey Suriye’de daha hâkim bir ilerleme sağlayarak, DAEŞ’i büyük ölçüde bölgeden temizlemeye çalışacak. Tabi ki bu da 2018’in belirli zamanlarında sert karşılıklar denemelerine sebep olacak gibi görünüyor. (Bunu ilerleyen zamanda detaylandıracağım)

SURİYE VE MUSUL, TÜRKİYE TOPRAKLARINA DAHİL OLMAK İSTEYECEK !

2020 ve 2021 yıllarında, Suriye halkı, yeni bir referandum yaparak, Türkiye topraklarına dahil olmak isteyecekler. (Önceki yıllarda Suriye’nin kaderi için yapılacak yönetimle ilgili referandum -2019- veya seçimlerin sonuçları ne olursa olsun, Suriye’de bulunan ayrık güçler, bir diğerinin politikasının ve ülke farklılıklarının -Arap, Kürt, Şii…- içinde erimek istemeyeceği için Suriye bir bütün olarak tekrar eski Suriye olamayacaktır. )

Dinsel ve etnik yapı farklılıklarından kaynaklanan, bölgesel federasyonlar şeklinde bir yönetim kurulsa bile bu uzun süremeyecektir. Suriye’deki belli bölgeler ve hatta bazı başka İslam ülkeleri, Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili bir yönetim şeklini talep eder veya referanduma sunmak şeklinde girişimlerde bulunacaklardır. Bu Avrupa Birliğine benzer, ortak bir sistemi kullanan yönetimsel bir yapı olabileceği gibi, yönetim sisteminin doğrudan Türkiye’ye seçimlerle bağlanabileceği büyük bir “İslam Federasyonu” veya “Türk İslam Federasyonu” gibi adla anılabilecek bir yapı da olabilir. Bu Cumhuriyet tarihinden beri yaşanılan en önemli sınır çizgileri değişimi görünümü vermektedir. Türkiye’ye coğrafik katılımın en büyük parçası Suriye'nin önemli bir bölgesi/bölümü olarak gözükmektedir. Suriye bizimle ortak hareket etmek isteyecek.

Burada Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanımız Tayyp Erdoğan'ın Suriye politikasında, devam eden süreç öncesinde 6 yıl boyunca siyasi tutumsal hatalar olsa da insani açıdan herkesin kabul edeceği bir şekilde Suriye’deki savaştan kaçan mültecilere topraklarımızı açması ve 3,5 milyon Suriyeli göçmeni ülkeye alması önemle değerlendirilmelidir. İnsanı olarak 3,5 milyon insanı bir ülke içine alınmasının birçok sakıncaları olduğunu herkes kabul edecektir.

Avrupa ülkeleri bu çekinceleri ile mülteci almamaktadırlar. Ülke politikası olarak doğru bir yaklaşım olsa da insanı olarak yanlış bir yaklaşım olduğunu bu ülkenin insanları kabul etmektedirler. “Siyası yanlışlık ve tutum” olarak düşünülen bu konu, aslında savaş zamanında 3,5 milyon ve daha da bilmediğimiz bir rakam kadar “psikolojik olarak borçlu insanı” kazanmasına sebep olmuş olacaktır.

Bunun yanında

Türkiye’nin Fırat Kalkanı ile aktif olarak Özgür Suriye Ordusu ile DAEŞ bölgelerini temizlemeye çalışmasının da etkileri geri dönecek ve ülkemizde kalacak Suriye vatandaşı olan kişiler üzerinde etkileri olacaktır.

Bu da şüphesiz ileriki dönemde, Suriye’deki güçler kendi içlerinde anlaşamadıklarında ve Suriye bir bütün olarak savaş öncesi haline dönemediğinde Türkiye’ye fedakarlığının karşılığı olarak yansıyacak görünmektedir. Suriye’de bölgesel federasyon olasılıkları çözüm sağlamadığında bir nevi psikolojik borçlarını ödeme veya güçlü ülke Türkiye’ye bakış açısı nedeniyle, Türkiye İslam Federasyonu veya adını şu an bilemeyeceğimiz bir ortak çatı altında birleşmeye kapı açıyor olacaktır.

Bu yorumum herhangi bir siyasi bakışımdan veya tutumundan ayrı olduğunu belirtmem gerekir. Bir siyası görüşü desteklemek şeklinde yorumlanmasın lütfen. Siyasi görüşlerimiz ne olur ise olsun kadersel çizginin alacağı yolu belirtiyorum. Zaten bir ülkedeki kadersel çizgi hem olumlayanlar hem de karşı çıkanların eseridir. Yazgı kartları karıştırır, biz de oynarız.. !

Dahası bu oluşuma zaman içerisinde Musul da dahil olabilir.

Suriye Savaşı’nın tamamen sona ermesi ve tüm hatları ile uzlaşmanın sağlanması 2020 yılını bulacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni bir sisteme daha geçmesi ise 2024 yılına kadar devam ediyor olacak.

BİYOLOJİK SİLAHLAR İLE HASTALIK YAYILMASI

2021 yılında dünya genelinde yeni bir savaş yöntemi denenecek. Kitlesel etkili biyolojik silahlar toplumlar üzerinde tehdit oluşturacak ve nükleer silah denemelerinden haberdar olacağız. Biyolojik hastalıkların virüs veya mikrop bulaştırma yolu ile Türkiye’yi de 2021 yılında salgın bir hastalık ile tehditi riski var

2022 SONRASINDA ORGANİK YAŞAM VE TARIM DEĞERLİ HALE GELECEK.

2022 sonrasında tüm dünyada tarım teknolojisi ve tohumlarla ilgili yeni çalışmalar yapılacak ve bu süreç 2027 yılına dek aktif olarak devam edecek. Organik yaşam ve tarımda ilerleme hedef alınacağı gibi, insanlar doğal hayata geri dönmenin yeni yollarını geliştirdikleri teknolojiler ile arayacaklar. Bu yıllar arasında Norveç’teki tohum bankası kendisini yeniliyor ve daha da büyütüyor olacak.

2024'TE YENİ BİR PARA BİRİMİ KULLANILACAK.

2024 Nisan-Mayıs-Haziran aylarında dünyada “yeni bir para birimi” kullanılmaya başlanacak.

2025'TE MADENDEN PARA KAZANMA DEĞERLİ OLACAK.

2025 yazında yer altı keşifleri artacak ve dünyanın alt katmanları ile ilgili araştırmalar yapılacak. Madenden para kazanma değerli olacak.

2028 YILINDA MARS'TA KOLONİ KURMA ADIMLARI ATILACAK.

Şubat-Eylül aralığı 2028 yılında Mars’ta koloni kurma fikri ile ilgili somut adımlar atılacak. Mars’a önceden yiyecek/tohum gönderilmesi, güneş enerjisi ve ışık sorununu iyileştirme, oksijen dengelenmesi için gereken sistemler üzerine çalışılacak.

2028 YILINDA BÜYÜK BİR VOLKANİK PATLAMA GERÇEKLEŞECEK.

2028 yılında ayrıca büyük bir volkanik patlama meydana gelerek, kıtasal yıkım/bir bölümün yıkılması anlamında etki yaratacak. Toba Gölü ve Yellowstone Milli Parkı bu anlamda risk düzeyi yüksek yerler.

2026-2033 YILLARINDA UÇABİLEN ARABALAR, İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI VE ULAŞIMDA YENİ BİR SİSTEME GEÇİŞ/YENİ BİR ARAÇ KEŞFİ SÖZKONUSU OLACAK.

Önümüzdeki aylarda yazılarıma eklemeler yapmaya devam edeceğim.

Yazımda bana katkıda bulunan Doç. Dr. Sultan Tarlacı'ya teşekkür ederim.